Dr. Teoman Alpay Demirel & Dr. Mustafa Yaşar
İnsan organizmasının sağlık durumunun değerlendirilmesi yalnızca mevcut hastalığın tanımlanmasıyla sınırlı değildir. Özellikle kronik ve çok faktörlü sağlık sorunlarında hastanın mevcut yakınmaları, geçmiş sağlık ve aile öyküsü, yaşam tarzı, fiziksel bulguları ve çeşitli fizyolojik ölçümleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu yaklaşım, hastalığın yalnızca ortaya çıkan klinik sonucuna değil, hastanın mevcut fonksiyonel durumuna ve tedaviye verdiği yanıta da odaklanır.
RTM Clinic’te tanısal sürecin ilk ve temel aşaması, hastanın kapsamlı sağlık öyküsünün değerlendirildiği kendine özgü anamnezdir. Bu aşamada klasik tıbbi anamnez; bütüncül değerlendirme yöntemleri ve kendi klinik değerlendirme modeli ile birlikte ele alınır.
RTM yaklaşımında bu değerlendirme; fiziksel, kimyasal, elektriksel ve enerji boyutları üzerinden organize edilir ve RTM’nin “Hastalık Triadı” olarak tanımladığı kirlenme, bozulma ve epigenetik değişiklikler çerçevesinde yorumlanır.
Bu model içerisinde meridyen tarama, termografik tarama ve toksisite ölçümü gibi yöntemler yardımcı değerlendirme araçları olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte bu yöntemlerin bilimsel statüleri birbirinden farklıdır. Termografi, cilt yüzey sıcaklığının temassız ve radyasyonsuz değerlendirilmesini sağlayan, çeşitli klinik alanlarda araştırılan bir yöntemdir; ancak tanısal kullanımında standardizasyon ve özgüllük sorunları bulunmaktadır [1–4]. Akupunktur noktalarının elektriksel özelliklerini ölçen yöntemlerde ise mevcut literatür bazı fizyolojik farklılıklar bildirmekle birlikte, akupunktur noktalarının veya meridyenlerin özgül bir “enerji” sistemi olarak güvenilir biçimde tanımlandığını gösteren kesin kanıt henüz bulunmamaktadır [5–8].
Buna karşılık akupunkturun özellikle kronik ağrıdaki klinik etkinliği konusunda daha güçlü kanıtlar vardır. 20.827 hastayı içeren bireysel hasta verileri meta-analizinde akupunkturun kronik ağrı durumlarında hem sham akupunktura hem de akupunktur uygulanmayan kontrollere göre üstün olduğu gösterilmiştir [9]. Sham akupunktur, bilimsel araştırmalarda akupunktur tedavisinin gerçek fiziksel etkisini plasebo etkisinden ayırmak için kullanılan kontrol yöntemidir.
Akupunkturun otonom sinir sistemi ve kalp hızı değişkenliği (HRV) üzerindeki etkilerine ilişkin çalışmalar da bulunmaktadır; ancak bu alandaki kanıtların heterojen olduğu ve dikkatli yorumlanması gerektiği belirtilmektedir [10,11].
İstanbul Akupunktur Dergisi Ekim 2026 Sayısı
İmtiyaz Sahibi: Dr. İbrahim Çerçi: www.dribrahimcerci.com
Akupunktur Seminerleri: www.duraakupunktur.com