Dr. Murat Kalaycı
Makalenin temel yaklaşımı; parenteral tedavileri modern tıptaki kullanım alanlarından ziyade, geleneksel ve mizaç tıbbının fizyoloji ve “fıtrata uygunluk” anlayışı üzerinden değerlendirmektir.
Yazar, teknolojik gelişmelerin tıbba önemli katkılar sağladığını kabul etmekle birlikte, damar içi ve diğer parenteral uygulamaların tedavide ana yaklaşım hâline getirilmemesi, fizyolojik süreçleri destekleyen yöntemlerin öncelenmesi gerektiğini savunmaktadır.
Bu çerçevede modern intravenöz tedavilerin tarihsel gelişimi ele alınmakta; geleneksel tıptaki fasd, hacamat ve sülük gibi uygulamalarla karşılaştırmalar yapılmaktadır.
Makalenin önemli bir bölümünde mizaç tıbbının esbâb-ı sitte-i zarûriye, dört hazım evresi ve ahlât-ı erbaa anlayışı açıklanarak, ağızdan alınan besinlerin sindirim ve dönüşüm süreçlerinden geçmesine karşılık parenteral maddelerin bu doğal bariyer ve işlem basamaklarının bir kısmını atladığı ileri sürülmektedir.
Yazar, parenteral uygulamaları “besin olarak” ve “ilaç olarak” iki ana gruba ayırmakta; vitamin, mineral, demir, magnezyum ve benzeri takviyelerin eksikliği geçici olarak yerine koyabileceğini, ancak eksikliğin sindirim, emilim veya artmış kayıp gibi kök nedenlerini tek başına tedavi edemeyeceğini vurgulamaktadır.
Bu nedenle intravenöz takviyelerin ana tedavi değil, gerekli durumlarda destekleyici bir araç olarak kullanılması gerektiği görüşü öne çıkmaktadır.
İlaç niteliğindeki parenteral uygulamalarda ise ozon, glutatyon, alfa lipoik asit, C vitamini, D vitamini, resveratrol ve kurkumin gibi uygulamalar, yazarın geleneksel/bütüncül yaklaşımı doğrultusunda kısaca değerlendirilmekte; özellikle dozun bireyselleştirilmesi, hastanın fizyolojik kapasitesinin dikkate alınması ve mümkün olduğunca bedenin kendi düzenleyici mekanizmalarının desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir.
Makalenin genel sonucu, parenteral tedavilerin gerektiğinde yararlı olabilecek tamamlayıcı araçlar olduğu; ancak hastalığın veya eksikliğin kök nedenini araştıran bütüncül yaklaşımın yerini almaması gerektiği düşüncesidir.
İstanbul Akupunktur Dergisi Eylül 2026 Sayısı
İmtiyaz sahibi: Dr. İbrahim Çerçi : www.dribrahimcerci.com
Akupunktur Seminerleri : www.duraakupunktur.com